Galata Gazete


11 Temmuz 2017 Salı

Avrupa her şeyi görür ama göz yumar!

Avrupa her şeyi görür ama göz yumar!

Avrupa’da yapılan tüm IŞİD saldırganları hakkında Avrupa polisinin elinde kayıt olduğu ortaya çıkmış olması benim kafamda acaba bilerek ve isteyerek kendi ülkelerinde IŞİD 'ciler eylem yapmasına mı izin verildi sorusunu oluşturdu. Çünkü IŞİD eylem yaptıkça sağ ve faşist gruplar güçleniyor, o da yıkılmış liberal ekonomi ve ulus devletinin artıklarının biraz daha zaman kazanmasına sebep oluyor. Avrupa işçi devletlerini kurmadığı sürece bu baskı ve katliamlar ile yaşayacak diye düşünüyorum ama ortada işçi devletini kuracak olası bir siyasi güç ne yazık ki yok... Ama yok olması var olmayacağı anlamına gelmiyor...

Almanya ikinci dünya savaşından yenik çıkmıştır. Amerika yeni bir devlet kurarken Naziler ile hesaplaşma yerine Nazileri kullanmayı seçti. Yani Nazi rejimi ile yüzleşmek yerine üstünü Nürnberg mahkemesi ile örttü. Sadece 27 kişi cezalandırıldı... Peki, Almanya nasıl oldu da sanayi devleti yapısını korudu diyenlere bilgi vermiş oldum, Naziler eğer cezalandırılmış ve hesap sorulmuş olsaydı Almanya sanayisi olmayacaktı... Bugün dahi Almanya’da Nazi hayranlığının temelinde işte bu yüzleşmenin olmamasında yatar...

Bizler öğretilmiş hedefler için mücadele ediyoruz...

Peki, son darbeden sonra Türkiye darbeciler ile yüzleşti mi? Ne yazık ki hayır üstleri kapatılıyor, elbette bir kaç kişi ceza alacak ve af edilecektir... Bu arada masum çok insanın canı yanacak, bugün bile cezaevinde kritik aşamada olan iki güzel insan hala aç ve greve devam ediyor...

Emek sermaye ile uzlaşmaz derler ya yalandır, her sözleşme döneminde emek sermaye için uzlaşmaya gider ve adına da çalışma dünyası barışı ve huzuru için derler... Sermaye emek ile uzlaşır mı, sanmam çünkü her fırsatta verdiğini alır ve köle düzenine dönmek ister. Sermayenin en büyük gücü devlet organını elinde bulundurmasıdır... Devlet sermaye adına emeği baskı altına alıp nefes alamaz konuma getirmektir...

Marks’ın ulus kavramını yorumlayanlar bugün faşist ya da faşist patiye hizmet eden bir çalışan konuma düşmüştür... Aslında Marks’ın ulus kavramı o dönemde başka kelime bulunamadığı için onu anlaşılır olmak için kullanmıştır... Bugün anladığınız bir ırkın birliği değildir... Sınıf birliğinden bahseder ve işçi devletlerini tanımlarken kullandığı bir kelimedir. İşte bu kelime yüzünden içimizden bol bol faşist çıkmıştır...

Devrimcilik halka birlikte halka omuz omuza kavgadan geçerdi, halk adına hareket etmek değildir... Devrimciliği soyutladılar ve halk adına hareket eden militan bir anlayışın içine sıkıştırdılar...

Hepimiz tehlikedeyiz, tehlike biziz, çünkü sessizce izliyoruz... Sessizce tüketiyoruz günleri, birilerin yaşamına rağmen…


Çevreyi kirleten plastikleri biz üretmiyoruz, tüketiyoruz. Sonra diyorlar ki tüketilirken dikkatli olun, şuraya atın, burada toplayın... Doğayı gerçekten seviyorsanız neden üretiyorsunuz ve bize satıyorsunuz ki, plastik ürünler yerine rahatlıkla başka ürünler üretilir ve satılabilinir, üstelik doğa dostu olanlardan... çevreyi kirleten ürün üret, sat, çevreyi kirlet, sonra doğa dostu projeler yaptır, sonra o projelerden elde ettiği bilgiler ile doğadan toplanan artık üretim alanı aç, geri dönüşüm ünitesi kur ve sürekli dönen bir kaos üret, bu kaos sanayicinin cebine para, yaşanan hasta olarak dönsün, hastalanan kişi, plastik üreticisinden ilacını alsın, tomografi aletinden röntgen çektirsin... Sağlık sanayisi için araç üretenler büyük hastaneler kurdursun, aletlerini oraya satsın, satın alan hastaneler satın aldıklarının ücretini çıkarmak için hasta yerine müşteri toplasın hastanelerine… Kısaca üreten sanayici her şekilde ölüden bile para kazanmayı hedefler ve adına verimlilik der...

Halifeliğin ilan edildiği şehir artık Irak devlet güçlerinin elinde. IŞID orada yeraltına indi, anılarda halkın içinde yaşayacak ve her olumsuz koşul altında yeniden başka isimler altından yeniden filizlenecek, çünkü yaşanmış bir deneyim var. O işe para yatıran proje sahipleri başka kahramanlar yaratacak ve yeniden bir cinayet şebekesi ortaya çıkaracak, çünkü o işten kısa yoldan ekonomilerin nasıl düzeltileceğini, sağ politikaların nasıl iktidarda kaldığını batı dünyası (projeye para yatıranlar) öğrendi…

Avrupa bütün projelerini “verimlilik” esasına göre önceden planlar ve uygular… Kendi içlerinde yaşadıkları çelişkilere rağmen kapitalist sistem her ölüden para kazanmayı ve düzenini devam ettirmek için toplumu küçük parçalara ayıran projeler yapmaya devam edecek…

Toplumlar kendi geçmişleri yüzleşmeleri bu “verimlilik” esasına göre imkansız hale getirildi, yüzleşme olmadığı sürece her ülkede geçmişin kanlı süreci başka özneler ile yeniden hayat bulması tesadüf değildir… 


İsmail Cem Özkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.