Galata Gazete


16 Nisan 2017 Pazar

Alzheimer tarih!

Alzheimer tarih!

Alzheimer geçmişte olanların kısa aralıklar ile unutulması ve geçmişin yok edilmesidir. Bir hastalıktır ve neden kaynaklandığını bulup bulmadıklarını bilmiyorum ama son kırk yılın en popüler hastalığı olmuş ve tarihimize damga vurmuş liderlerin bu hastalığa yakalanmasının tesadüf olmadığı inancımı bugün dahi korumaktayım…

Elbette insanların bu zihin yitirmesi insanlar ile sınırlı değildir, yaşadığımız alanlar bu hastalığın bir parçası olmasını yine biz insanların yeni adına yaptığımız değişikliklerdir… Değişim kaçınılmazdır ama değişim adına geçmişte olanların üstüne yeni bir şeyler yaparken geçmişin tüm izlerini silmemiz. Bizlerin (modern insanın) yaratmış olduğu her şey geçmişi yok etmesi üzerine kuruludur. Geçmişin izi yoktur, yıkılır ve yenisi inşaat edilir. İnşaat edilen malzeme genelde betondur. Teknoloji ürünü olan beton, yine teknoloji ürün makineler ile kısa sürede teknik çizimlere uygun olarak kısa zamanda hayat verilir… Betonların oluşturmuş olduğu şehirler şimdilerde camlar ile giydirilmiş ve yenilebilir enerjinin ürünü olarak akıllı bina olarak bize sunulmaktadır… Camlardan kıyafet yapılmış evlerde ne geçmiş varır ne de gelecek, çünkü işlevini bitirdiğinde yerine başka bir bina yapılacak şekilde geçici olarak ortaya oturmuş gibidir… Binalarımız akıllarımız gibidir, akıllarımız tarihimiz gibidir. Çünkü geçmişin izlerini üzerilerinde taşır ama modern yaşamda ne geçmiş vardır ne de gelecek, anı yaşamak ve an için verimli olması önemlidir…

Tarih, geçmişin not edilmesidir. Geçmişi not edenler aynı zamanda birçok dipnotu da notların olduğu sayfanın altına yazar, çünkü notlar dipnotlar olmadan anlaşılmaz. Dipnotlar geçmişin yaratmış olduğu anlamların bugün ki karşılığıdır, anlamlar, terimler zaman içinde değişir ve yeni anlamları üzerilerinde taşır…

Bugün yaşadığımız süreç geçmişin üzerine yeni bir siyasi tercihin oturtulmasıdır. Bu aynı zamanda geçmişin tüm izlerinin silinmesi ve daha önce yaşanmışlıklar içinden kendisine kök bulma sürecidir. Aslına bakılırsa daha önceki kök pek önemi yoktur, çünkü atı alan Üsküdar’ı geçmiş diyen bir lider için dün yoktur, bugün vardır, yarın ise Allah-ı Kerim’dir. Kısaca Alzheimer hastalığında olduğu gibi geçmişin tüm kazanımlarının ağır ağır unutturulması gereklidir ki, bugün zaferi tam olarak ilan edilebilsin… Bugün yaşanan süreç aynı zamanda ulus devletinin çökmüş olması ve yerine oluşturulan liberal ekonominin koşullarına uygun devlet mekanizması henüz ne tam olarak adlandırılabilimiş ne de oluşturulmuştur, henüz ulus devletinin kırpıntıları ile ayakta durmayan devlet olmayan ama devletmiş gibi bir yapının içinde yaşamaya çalışıyoruz. Elbette bu -miş gibi yapının içinde birçok çelişki bir arada yaşamaktadır… Toplumumuz bir hastalık içinde ama bunu adlandıracak konumda değil, çünkü dününü çabuk unutan, uzak geçmişi ile abartılı şekilde övünen ama yeniden yarattığı geçmiş bugünün ihtiyacına veren bir masal konumundadır… Bugün yaşadığımız tarihtir ve en kısa zamanda unutacağız bir gündür…


İsmail Cem Özkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.