Galata Gazete


6 Haziran 2017 Salı

Domino taşları yıkılırken…

Domino taşları yıkılırken…

Domino taşlarının yerleştirilmesi uzun ve yorucu bir iştir ama yıkılması birkaç saniyelik zamandır. Muhteşem görsel bir şölen sunar domino taşlarının yıkımı. İçinden sürprizler bile çıkar. Elbette yerleştiren bilir ama izleyici gördükleri karşısında şaşkınlığa düşer, anlayamaz…

Domino taşları tarihi inceleyenler genelde devletlerin yıkımında görür… Devletler arka arkaya yıkılırken ayakta kalanlar birkaç tanesi aslında domino taşı kurucusu olduğu bilgisine ulaşılır. Üzerinden güneşin hiç eksik olmadığı imparatorlukları yok eden teknolojidir. Fakat teknolojiyi de en çok kullanan bu güneşin hiç eksilmediği imparatorluk topraklarında yaşayanlardır... Kullanmak ile yaratmak arasında ki ince bir çizgi gibi duran fark domino taşında nerede durduğunu ortaya çıkarır…

Devletlerin yıkımı her zaman üste üste gelir, her dönem bir yıkımın ve yeniden oluşumu anlamındadır. Her oluşum yıkımdır, her yıkım başka bir oluşumdur.

Domino taşı düzmeye meraklı olanlar her zaman daha güzel bir sunum için yeninde yeniden domino taşlarını sabır ile dizerler. Sonra yarattıkları eser karşısında onur duyarlar. Binlerce taş, birbirine değecek şekilde aralıklar ile dizilir ve sonra onların bir birini itekleyerek yıkılması… Birden fazla yola ayrılıp, tekrar buluşmaları, çıkmaz sokaklarda bazıların kısa sürede sonlanması, en üst noktaya, zirveye ulaşması beklenen taşın yıkılması için nefesler tutulur ve o taşı itekleyecek taşa sıranın gelmesi beklenir.

Devletlerin yıkımı büyük savaşlar sonrasında oluşan istikrarsızlık ortamında olur. Büyük fethe gidenler aslında kendi sonları için hazırlanmış o ilk nefesin verilmesi gibidir.

Yıkılan taş mutlaka başka bir taşı da yıkacak, aksi halde ortada devlet kalmaz...

Devletlerin ömrü domino taşının iteklemesi kadardır… Bazıları ilk sarsıntı da yıkılır bazıları kurucusu eli ile iteklemesi ile.

Yaşadığımız zaman diliminde domino taşları oyununu kapitalist sistem kurmuştur ve şimdi kendi ihtiyacına uygun yeninden oluşturmaktadır. İki büyük savaş sonrasında kurduğu oyunu yeniden kurmuştur. Bu sefer oyunun birincil kuralı çıkış noktası olan ulus devletini hepten yok etmek üzerinedir. Belki şehir devletler bu ulus devletinin yıkıntıları üzerine kurmak için bir çözüm olarak önümüze koyacaklar… Eskiden konulan taşlar bir bir yıkılması kaçınılmazdır, çünkü yıkım başka yıkımları tetikler. Deprem insan öldürmez, insanı ve diğer canlıları insanın yaratmış olduğu binalardır…

Domino taşlarının yıkımı ne zaman ve hangi olay ile başlamıştır sorusuna yıllar sonra belki yanıt vereceğiz, ama Yugoslavya’nın parçalanması bu sürecin görünür olmasını sağlamıştır. Demir perdenin ortadan kalkması ve Berlin duvarı yerle bir olurken Berlin duvarından kopan her parça para dönüştürülüyordu. Kapitalizm kendi gölgesinden para kazanacağını bile onu da satacaktır, yeter ki alıcısı olsun…

Son domino taşları Arap Baharı ile başka coğrafya üzerinde düşmeye başladı… Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Irak, Suriye ve bütün bunların dışında sermaye sahibi olarak kalan Katar.

Katar, sadece Amerika’nın Arap Baharı projesinde sermeye ve medya gücü olarak yer aldı ama devir birden değişti ve o dönemin suçu birine yıkılması gerekliydi, çünkü milyonların kanı dökülüş, milyonlar mülteci konuma düşmüştü.

Suçlu bulundu!

ABD ve İngiltere için tüm varlığını ortaya koyan Katar... Elbette sadece Katar ile domino taşı geleneği sürmez... Bakalım Katar kimi devirecek???? Sınırlar Ortadoğu’da yeniden çizilecek derken sınır çizimi başka yerden başladı!

Parası olanlar kişisel zaafları olanları istediği gibi kullanır ve atar...


İsmail Cem Özkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.