Galata Gazete


5 Aralık 2022 Pazartesi

Zamanda noktayız!

Zamanda noktayız!

 

Hayata hiç para kazanma hırsı ile bakmadım, arkadaşlarım ile ekonomik ilişki kurmadım, özellikle kaçındım, çünkü araya para girince kaçınılmaz olarak çatışma ve bakış açısından gelen farklılık öne çıkıyor. Biri para hırsı ile saldırırken benim para hırsı ile bakmak yerine kalite ve belirli bir seviyede olmasına baktığından, kısa zamanda duruştan kaynaklanan ayrılık ya da mesafe aramızda oluşuyor...

 

Ben bu dünyada, bu zamanda yaşadım ve yaşıyorum. Belirli bir süre sonra hepimizde olacağı gibi tarihin dehlizlerinde bir nokta olacağız. Evrenimiz yok olunca birikimlerimizin hepsinin yok olacağını biliyorum. Yani her üretilen ne varsa suda oluşan dalga özelliğini ortaya çıkarıyor, her insan bir dalga oluşturuyor ve zaman içinde yok oluyor... Bunu bile bile zamana noktalar bırakıyorum. Benden geriye miras kalmayacak, para kalmayacak ama yazdıklarımın kaçı kalır onu da bilmiyorum, kalsa da zaten bir süre sonra yok olacaktır, ne kadar büyük dalga oluşturursanız oluşturun bir zaman sonra yok olacaktır...

 

Bir çok insan sürekli kitap yazıyor, parası olan gidip bastırıyor… Zaten, o bastırılan kitapların %99'u ikinci kuşağa kalmayacak, hatta çocukları bile anımsamayacak, unutulup gidecek, peki neden bu kadar hırs ve reklam?

 

Nedir bu kadar görünür olmak için hırs ve çaba? Gerçekten anlamıyorum... Benim yaptığım birçok çalışmayı bire bir kendi kocaman imzası ile yeniden yapıyor veya çok kötü kopyalayan oluyor, anlamıyorum, neden yapıyor diye? Hatta kopyalamayıp yaptığım çalışmanın altına kendi ismini yazanı da görüyorum, neden?

 

Nasıl olsa unutulacak, zamanı geçen her şey gibi çöplükte yerini alacak...

 

Bugün sosyal medya var, yarın olmayacak, yerini başka şey dolduracak... Bakın bir zamanlar TV ekranlarından çok ünlü olanlara, öldüklerinde kim anımsıyor? Cenaze törenine kaç kişi gidiyor? Bugün sosyal medyada fenomen olanlar, bol satış yapan ressamları, yazarları, şairleri kim anımsayacak? Kaç profesör, doçent, doktor, öğretim üyesi öğrenci yetiştirdi, kaçı anımsanıyor? Sahnelerin yakışıklı jönleri, kadınlarını kaç kişi anımsıyor? Sevgilileri belki anıyor konu açılınca, onun dışında?

 

Tarih çizgisine bakın, kaç milyar insan geldi geçti, kaç komutan kaç lider için katliam soykırım yaptı, kaç kişi anımsıyor? Büyük İskender'in mezarını bile bilmiyoruz, çıktığı Makedonya şimdi kültür mozaiği gibi, daha fazla Arnavut bayrağı asılı! "Geldim, gördüm, yendim" sözünü neden söylemişti, geldi, gördü, sevişti ve unutuldu... Torunu var mı? Olsaydı dedesinin mezarını bilirdi değil mi?

 

Her insan unutulacak… Her insanın yaptığı bir gün yok olacak... Evren yok olurken insanın yaptığının hayatta kalmasının pek önemi yok...

 

İnsan, çocukları ile vardır ama şimdi çocuklar sadece geleceği yok ediyor, doğayı yağmalıyor sorumsuzca... Bombalar üretiyor, savaşmak için... Her üretilen bomba yaşamı yok edecek, bu durumda insan neden hırs ile yaşamayı seçer?

 

Ben hayata hiç paranın penceresinden bakmadım, keşke baksaydım belki bugün ki ekonomik krizde bir şehirde kapalı yaşamak zorunda kalmazdım! Hayat sizin düşüncelerinizi belirler ama keşke düşüncelerimizde hayatı biçimlendirseydi! Sadece yorumlamak ile yetinmek istemediğimde başıma işkence, aranma, arkadaş çevremden kopmayı getirmişti, yani her adımın riski beni ben olmaktan çıkarıp başka kulvara fırlatmıştı... Değiştirmek güzeldir, keşke insan önce kendisini ve çevresini değiştirecek olanak içinde olsaydı!

 

Ben elimde olanaklar içinde hayatımın akışını değiştirdim ama istediğimi neydi, ondan ne kadar uzaklaştım diye baktığımda masallardaki sözler geliyor aklıma... Bir arpa boyu kadar yol almak... Bir arpa boyu... Arpa suyunu dökseydim keşke daha fazla yol alırdım!

 

İsmail Cem Özkan

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.