Galata Gazete


22 Ekim 2026 Perşembe

Gazetecilik Suç Değildir, Gazeteciyi Biz Seçeriz!

Gazetecilik Suç Değildir, Gazeteciyi Biz Seçeriz!

Ezberlenmiş her cümle doğru değildir, bazıları gerçekliğini çoktan kaybetmiş, artık hiçbir şey ifade etmiyordur...

“Gazetecilik suç değildir!”

Kim söylüyor ki suçtur...

Eğer suç olmuş olsa yandaş medyada muhalefet medyasından daha fazla gazeteci istihdam edilmezdi...

Mesele gazeteciliğin suç olup olmaması değil, kimin gazeteci sayıldığı ve kimin yaptığı işin suç kabul edildiğidir.

Muhalif olmak suç bu ülkede, kim olduğunun önemi yok, muhalifsen geçmişine filan bakılmaz, etkilediğin çevre iktidarı rahatsız ediyorsa suç oluşturur ve kimse o suçtur, değildir tartışması yapamaz, çünkü anlamı artık yoktur. Hukukta madde ararlar, bulurlar, bulmazlarsa torba yasa gelir meclise, o suç olmayan suç olur...

“Önce tutukla, gözaltına al, sonra ona uygun madde bulunur...”

Bu sözü söyleyen bir İçişleri Bakanıydı...

Dediğini yaptı mı?

Yaptı...

Çünkü mesele yalnızca bir sözün söylenmiş olması değil, o sözün bir yönetme anlayışına dönüşmesidir.

“Hukuk iktidarın elinde fahişedir” demiş biri...

İktidarlar ihtiyaç duyduğunda öngörülmez tepkiler sergilemeyi alışkanlık hâline getirmişse, muhalefeti kanıksama olmuşsa, zamanında tepki verilmeyen her şey geleneksel suç işleme alanı hâline getirilmişse orada her şey ceza aracına dönüşebilir...

Böyle bir düzende hukuk, hak aramanın güvencesi olmaktan çıkar; iktidarın ihtiyaç duyduğunda başvurduğu bir araca dönüşür. Gazetecilik de bu dönüşümün dışında kalamaz.

Ülkemizde gazetecilik suç değildir, çünkü gazeteci kimliğini Cumhurbaşkanı'na bağlı ya da atadığı biri tarafından dağıtılır. Kime gazeteci denileceği, kime indirim yapılacağı, kimin haber yapacağına karar veren güç sahibi olduğu yerde gazetecilik suç olmaz...

Bir ülkede gazetecileri güç sahibi belirleyip, onun belirlediği kimlikler ile gazeteci olunuyorsa orada gazetecilik zaten yoktur. Ülkemizde basın kartı yaşayan tüm gazeteciler yandaştır. Yani devletin bekası için haber yapan, onun iyiliği için gerçekleri gerektiğinde görmeyen, iktidarın sevdiği işleri yani magazin, dedikodu yapan, iktidar tarafından sunulan dosyaları haber yapan her basın emekçisi gazetecidir. Ve gazetecilik yaptığı için yasaklanmaz...

Buradaki ironi de tam olarak bu: Gazetecilik yapmak değil, iktidarın kabul ettiği gazeteci olmak sorun olmaktan çıkar.

Ülkemizde gazetecilik suç değildir...

Ülkemizde muhalif insan olmak suçtur...

Kim muhalif işler yaparsa herhangi bir zamanda hakkında soruşturma açılıp gözaltına alınabilir...

Her gazeteci yandaş değildir, bazıları muhalefet medyasının çalışanıdır... Özgürlük, demokrasi için de olsa bir ülkede muhalif birkaç kişiye gazetecilik hakkı verilir, sınırı aşan yani iktidarın niyetine rağmen haber yapıp ya da yorum yapıyorsa, hatta iktidarın verdiği dosyayı haber yapmamışsa ceza alabilir...

Yani gazeteciliğin sınırları, gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiğine göre değil, iktidarın nerede rahatsız olduğuna göre çizilir.

Bugün tüm medyanın ipi iktidarın elindedir. İktidar gerek görürse kayyum atayabilir, gerek görürse kamulaştırır, gerek görürse satışa çıkarıp yandaş birinin almasını isteyebilir... Bunu engelleyecek herhangi bir güç yoktur, her şey yasalara uygundur...

Hafta sonu “Gazetecilik suç değildir!” diyecekler meydanlara çıkacakmış...

Elbette gazetecilik suç değildir; yeter ki kimin gazeteci olduğuna, neyi haber yapacağına ve nerede duracağına karar veren iradeye itiraz edilmesin.

İktidar uygun görürse çıkarlar, basın bültenini okurlar ve dağılırlar...

Sonuçta dünya da biliyor ki ülkemizde gazetecilik yapılmaktadır...

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.