Gazetecilik Suç Değildir, Gazeteciyi Biz Seçeriz!
Ezberlenmiş her cümle doğru değildir, bazıları gerçekliğini
çoktan kaybetmiş, artık hiçbir şey ifade etmiyordur...
“Gazetecilik suç değildir!”
Kim söylüyor ki suçtur...
Eğer suç olmuş olsa yandaş medyada muhalefet medyasından
daha fazla gazeteci istihdam edilmezdi...
Mesele gazeteciliğin suç olup olmaması değil, kimin gazeteci
sayıldığı ve kimin yaptığı işin suç kabul edildiğidir.
Muhalif olmak suç bu ülkede, kim olduğunun önemi yok,
muhalifsen geçmişine filan bakılmaz, etkilediğin çevre iktidarı rahatsız
ediyorsa suç oluşturur ve kimse o suçtur, değildir tartışması yapamaz, çünkü
anlamı artık yoktur. Hukukta madde ararlar, bulurlar, bulmazlarsa torba yasa
gelir meclise, o suç olmayan suç olur...
“Önce tutukla, gözaltına al, sonra ona uygun madde
bulunur...”
Bu sözü söyleyen bir İçişleri Bakanıydı...
Dediğini yaptı mı?
Yaptı...
Çünkü mesele yalnızca bir sözün söylenmiş olması değil, o
sözün bir yönetme anlayışına dönüşmesidir.
“Hukuk iktidarın elinde fahişedir” demiş biri...
İktidarlar ihtiyaç duyduğunda öngörülmez tepkiler
sergilemeyi alışkanlık hâline getirmişse, muhalefeti kanıksama olmuşsa,
zamanında tepki verilmeyen her şey geleneksel suç işleme alanı hâline
getirilmişse orada her şey ceza aracına dönüşebilir...
Böyle bir düzende hukuk, hak aramanın güvencesi olmaktan
çıkar; iktidarın ihtiyaç duyduğunda başvurduğu bir araca dönüşür. Gazetecilik
de bu dönüşümün dışında kalamaz.
Ülkemizde gazetecilik suç değildir, çünkü gazeteci kimliğini
Cumhurbaşkanı'na bağlı ya da atadığı biri tarafından dağıtılır. Kime gazeteci
denileceği, kime indirim yapılacağı, kimin haber yapacağına karar veren güç
sahibi olduğu yerde gazetecilik suç olmaz...
Bir ülkede gazetecileri güç sahibi belirleyip, onun
belirlediği kimlikler ile gazeteci olunuyorsa orada gazetecilik zaten yoktur.
Ülkemizde basın kartı yaşayan tüm gazeteciler yandaştır. Yani devletin bekası
için haber yapan, onun iyiliği için gerçekleri gerektiğinde görmeyen, iktidarın
sevdiği işleri yani magazin, dedikodu yapan, iktidar tarafından sunulan
dosyaları haber yapan her basın emekçisi gazetecidir. Ve gazetecilik yaptığı
için yasaklanmaz...
Buradaki ironi de tam olarak bu: Gazetecilik yapmak değil,
iktidarın kabul ettiği gazeteci olmak sorun olmaktan çıkar.
Ülkemizde gazetecilik suç değildir...
Ülkemizde muhalif insan olmak suçtur...
Kim muhalif işler yaparsa herhangi bir zamanda hakkında
soruşturma açılıp gözaltına alınabilir...
Her gazeteci yandaş değildir, bazıları muhalefet medyasının
çalışanıdır... Özgürlük, demokrasi için de olsa bir ülkede muhalif birkaç
kişiye gazetecilik hakkı verilir, sınırı aşan yani iktidarın niyetine rağmen
haber yapıp ya da yorum yapıyorsa, hatta iktidarın verdiği dosyayı haber
yapmamışsa ceza alabilir...
Yani gazeteciliğin sınırları, gerçeğin nerede başlayıp
nerede bittiğine göre değil, iktidarın nerede rahatsız olduğuna göre çizilir.
Bugün tüm medyanın ipi iktidarın elindedir. İktidar gerek
görürse kayyum atayabilir, gerek görürse kamulaştırır, gerek görürse satışa
çıkarıp yandaş birinin almasını isteyebilir... Bunu engelleyecek herhangi bir
güç yoktur, her şey yasalara uygundur...
Hafta sonu “Gazetecilik suç değildir!” diyecekler meydanlara
çıkacakmış...
Elbette gazetecilik suç değildir; yeter ki kimin gazeteci
olduğuna, neyi haber yapacağına ve nerede duracağına karar veren iradeye itiraz
edilmesin.
İktidar uygun görürse çıkarlar, basın bültenini okurlar ve
dağılırlar...
Sonuçta dünya da biliyor ki ülkemizde gazetecilik
yapılmaktadır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.