Galata Gazete


10 Ekim 2026 Cumartesi

Herkes Biliyor, Kimse Bilmiyor!

Herkes Biliyor, Kimse Bilmiyor!

10 Ekim 2015 sabahı, saat 10.04 civarında telefonum acı acı çaldı… “Yaşıyor musun?” diye bir ses geldi telefonun ucundan… “Evet,” dedim. “Ne oldu?” “Aç televizyonu,” dedi.

O anda dondum kaldım. Gitmediğim bir eylemde kendi ölüm haberimi alacağımı düşünmemiştim… Ölümle yaşam arasında, insan etinin havada dalgalandığı, insanların birbirlerinin üzerine düştüğü o anı düşününce donup kalmıştım. Durdum, gözlerim pınar oldu. Çekildim içime, acım öfkeme sarıldı.

Ne olmuştu? 33 canı alanlar, bu sefer daha büyük can almışlardı…

Canım dostum Özcan Yaman, “Seni birine benzettim,” dedi. “O yüzden kalbim durarak seni aradım,” demişti…

Kalbi duran bir dostum vardı, o kanların içinde kayda alıyordu… Onun acı, telaş, korku, öfke ve çaresizlik yüklü sesiyle başlamıştı günüm…

O gün neden gitmemiştim, aslında biliyordum ama nedensiz kalmıştım…

Ölenlerin isimleri açıklandıkça, Malatya’da afişlerimi her eylemde bastırıp meydanda taşıyan gençler vardı. Çocuklar vardı. Yoldaşların isimleri tek tek geçiyordu…

Ne güzel insanlar vardı ölenler arasında, hepsi 33 güzel genç gibi, Ankara’da kanatlanmışlardı…

Siyasi İslami örgüt, ülke kurulduğu günden bu yana düşman olarak bizi gören “Komünizme Karşı Mücadele Dernekleri” üyesi İslamcılar, bizi bu sefer canlı bombası ile öldürmüştü…

Hepimiz bir turna olduk, göğe yükseldik, ateşten semah durduk!

Ateşe dönmüştü en yakınlarımız…

Ekranlar parçalanmış dövizleri gösteriyordu, altına cansız bedenler…

Devletin düşmanlaştırdığı, ötekileştirdiği Kürtler, Aleviler, komünistler ve devrimciler, Ankara Garı’nın arkasındaki toplanma alanında canlı bombayla hedef alınmıştı. Patlama, en fazla insanı öldürecek biçimde gerçekleştirilmişti…

Hasan Sabbah’ın fedaileri biçim değiştirmiş, içeriği değişmiş, hedefi değiştirerek binlerce yıl sonra Ankara Garı’nın arkasında ortaya çıkmıştı.

Katili hepimiz biliyoruz, hepimiz biliyoruz katili yaratan sistemin o katilleri korumaya, kollamaya, katliamın üstünü kapatmaya bugün de devam ediyor…

Ölenlerin yakınlarının üzerine gaz sıkan bir güvenlik anlayışı vardı o gün Ankara Garı’nın arkasında… Saldırı sadece siyasi İslam eli ile değil, patlama sonrası yaşanan ölümlerin sorumluları da bugün hâlâ koruma perdesinin arkasında, olayın gerçek boyutunu göstermemek için uğraşıyorlar…

Katili hepimiz biliyoruz. Katilleri yaratan sistemi, onları koruyanları, katliamın üstünü örtenleri de biliyoruz. Ama söz konusu hesap vermek olduğunda, herkes susuyor, herkes bilmiyor!

O gün serçeler havalandı meydanda. Bugün o serçelerin kanat sesleri, çığlıkları dostlarımın sesine karışarak hâlâ kulağımda, yüreğimde yaşamaya devam ediyor…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.