Düşmanımın Düşmanı, Benim Kahramanım mı?
Bugün Hitler yaşamış olsaydı ve Amerika ile savaşıyor
olsaydı, bizim bazı solcularımız (!) onu anti-emperyalist ilan eder, Almanya'ya
dayanışma ziyaretleri düzenlemek isterlerdi.
İran, Amerika ile savaştığı için İran rejimiyle dayanışma
içinde olanların solculuğu benim gözümde tartışmaya dahi gerek duyulmayacak bir
konudur. İran, molla rejimidir ve idamlarla kendisini ayakta tutmaya çalışan
tiranlık niteliğinde bir düzendir.
İktidarda molla ya da Hitler olmasının benim açımdan pek bir
önemi yoktur. Eğer kendi halkına karşı suç işliyorsa, rejimle değil, o rejime
karşı mücadele edenlerle dayanışma içinde olmak daha değerlidir.
Rejimlerle dayanışma içinde olanların kendisine solcu, devrimci,
sosyalist ya da komünist demesinin de bir önemi yoktur. Bana göre, bugün
kendisini sol olarak tanımlayan birçok yapı aslında sol değil, faşizan bir
anlayışa sahiptir. Onlar için tek doğru, tek gerçek kendi dergilerinde
yazılanlardır.
Kendi yoldaşını bıçaklayan, öldüren yapıların solcu olma
ihtimali bana göre yoktur. Çünkü bir yoldaşını "hain" ilan edip
yargısız infaz etmek, adalet değil keyfiliktir. Yargı, bir grubun ya da birkaç
kişinin kararı olmamalıdır.
Marx'tan alıntı yaparak solcu ya da devrimci olunmaz. Bir
düşünce, kendisini eleştiriye kapattığı anda devrimci olmaktan çıkar; dogmaya
dönüşür. Asıl önemli olan, işçi sınıfı siyasetiyle ne kadar bağ kurulduğu, işçi
sınıfının iktidara ulaşması yolunda hangi adımların atıldığı ve devletin
sönümlenmesi için nasıl bir örgütsel model üretildiğidir. Tek doğrunun ve tek
gerçeğin iktidarında devlet sönümlenmez; tam tersine, mutlaklaşır ve yıkılmaz
hâle gelir. Ardından tek doğruyu temsil ettiği iddia edilen dokunulmaz
semboller yaratılır ve bu sembollerin sonsuza kadar yaşaması beklenir.
Bu anlayışın Mussolini'nin siyaset anlayışından farkı nedir?
Siz diyeceksiniz ki: "Lenin, Stalin ve Troçki var..."
Doğru; onlar da böyle bir anlayışla devleti kurdukları için
bugün tarihteki yerlerini almışlardır. Bize düşen ise o deneyimlerden ders
çıkarmak ve aynı hataları yeniden üretmemektir. Çünkü geçmişi tekrarlamak
devrim değil, yalnızca yeni bir otoriterlik inşa etmektir.
Düşmanımın düşmanı her zaman dostum değildir; bazen yalnızca
başka bir zalimdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.