Kuzenlerin Savaşı ve Milyonların Ölümü!
Birinci Dünya Savaşından çok önceleri; henüz savaşın çarı,
kralı ve kaiseri çocukken, bu üç çocuk aynı evde, aynı çatı altında, aynı
bahçede ve aynı öğretmenlerin eğitiminden geçmiştir. Bu üçü kuzendir. Avrupa
denilen şey, kuzenlerin iktidar olduğu farklı ülkelerden oluşuyordu...
Yaşadığı ülkenin dilini bilmeyen bir kraliçe ya da kral
olması garip karşılanmazdı; zaten bunu tuhaf bulan da pek yoktu. Çünkü
kralların ve güçlü insanların seçiminin Tanrı’dan geldiğine inanılırdı ve onlar
yalnızca Tanrı’ya karşı sorumluydu. Yani yaşadıkları ülkenin halkına karşı
hiçbir sorumlulukları yoktu. Anayasa denilen şey bir kurallar bütünüdür; ama
istisnaları da içinde barındırır...
Bu üç kuzen sıradan okullara gitmedi. Onlara bir kralın,
çarın ya da Kaiser’in nasıl davranması gerektiği öğretildi. Seçilmişlerin
eğitiminden geçtiler. Bu yüzden bu unvanları taşıyan insanların diplomaları
yoktu. Ne olmaları gerekiyorsa öyle yetiştirildiler; seçenekleri yoktu. Büyüyüp
tahta oturduklarında yalnızca kendilerine biçilen rolü oynadılar...
Üç insan, üç emperyalist ülkenin çıkarı için birbirine savaş
ilan etti. Bazıları ittifak kurdu, bazıları ise çocukluklarında oynadıkları
oyunları gözlerinde canlandırıp, o oyunda kim galip geldiyse savaş sonunda da
onun kazanacağını hayal etti...
Birinci Dünya Savaşı, bir anlamda “kuzenlerin savaşı” olarak
başladı. Ardından çevredeki birçok ülke, kral ve padişah da bu savaşa katıldı.
Savaş bittiğinde ise kralların, padişahların ve çarın ülkelerinden onlarca yeni
devlet ortaya çıkmıştı. Bu arada kuzenlerden biri, cenaze töreni bile
yapılmadan kurşuna dizildi; soyu ise hüküm sürdüğü ülkede yok edildi...
Çar tahttan indirildiğinde İngiliz kralına, “Geleyim, senin
ülkenizde yaşayalım,” dediğinde kral kuzenini reddetti. Kaiser ise savaş
hâlinde olduğu ülkenin lideriydi. Onun stratejisi, Lenin’i trenle Rus
topraklarına taşıdı. Kaiser’in tek isteği vardı: Doğu Cephesi’ni ortadan
kaldırmak, yani barış yapmak. Barış karşılığında çar tahtından oldu. Böylece Kaiser,
kendi kuzeninin ve ailesinin sonunu hazırlamıştı...
Kuzenlerin savaşının en trajik sonucunu Rusya yaşadı. Kaiser
Hollanda’ya, yani ülkesinin hemen dışına sürgüne gönderildi. Kazanan kral ise
kekemeliğini çoktan aşmıştı. Kısa süre sonra başlayacak yeni bir savaşın
teknolojik hazırlıklarına yatırım yapıyordu. Çünkü Birinci Dünya Savaşı, bir
anlamda İkinci Dünya Savaşı’na hazırlık gibiydi. Tıkanan cephelerin nasıl
açılacağını, hangi ülkenin satranç oyununda öne sürüleceğini öğrenmişti. Oyunun
ilk galibi belliydi; yenilenler ise gelecekteki savaşın rakipleri olacaktı...
Sonra tarih kitapları buna dünya savaşı dedi...
Aslında olan şey, kuzenlerin kavgasında milyonların
ölmesiydi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.