Galata Gazete


10 Nisan 2026 Cuma

Başaran Aksu olayı özelinde gerçekten ne oldu?

Başaran Aksu olayı özelinde gerçekten ne oldu?


Başaran Aksu neden tutuklandı?

Bir işverenin ricası üzerine, “bilgiyi yanlış şekilde yaymak” gibi bir madde uygulanmış. Peki o bilginin yanlış ya da doğru olduğuna kim karar veriyor? Elbette birinin çıkarına uymuyorsa, hangi bilgi olursa olsun o kişi için yanlıştır.

Bilgiyi yayan, konuşan ise onun gözünde teröristtir; yani devletin düşmanı. Çünkü bizim ülkemizde devlet, sermayeyi temsil eder ve onun çıkarlarına göre konumlanır. Ülkeyi temsil eden tüm semboller de bu sermayenin elindedir.

Sermayenin kontrolünde olan bir güç, elbette kendi çıkarına uymayan her hareketi, her kıvılcımı düşman olarak görür ve bastırır. Sonuçta devlette her şey yasalara uygundur. Yasal olduğu için de onların gözünde meşrudur.

Bugün CHP belediyeleri üzerine verilen mahkeme kararları, geçmişte DEM belediyelerine kayyum atanmasıyla benzerlik gösteriyor. Hepsi yasaldı. Seçilenlerin yerine atananlar getirildi. Peki kim atadı? Sermayenin çıkarını savunanlar.

Sermaye dokunulmazdır. Göz göre göre halkın çıkarına uymayan ihaleler yapılır, paralar alınır; buna rağmen kimse bunlara karşı söz söyleyemez.

Hakan Tosun öldürüldü. Çünkü birileri, yani çıkarı olanlar, onun öldürülmesi gerektiğine karar verdi. Çıkar sahiplerinin kasasından çıkan birkaç dolarla tetikçi bulmak zor değildir. Artık tetikçi sokakta değil, arama motorlarında bulunuyor.

Bu durum elbette sermayenin işine gelir. Sermaye, geçmişte greve giden işçilerin karşısına grev kırıcı işçiler çıkarır, üretimi sürdürürdü. İş hayatında olanlar, hayatın diğer alanlarında da olur.

Doğayı yağmalayan biri, zeytinlikleri vahşice yok eder. Bunu kaydeden kişi ise bir gece yarısı sokakta dövülerek öldürülür. Doğa talanına karşı çıkan bir muhtarın kızının gözaltına alınıp tutuklanmasını sağlayan güç ile Hakan Tosun’un öldürülmesine neden olan güç ortaktır diyen bir sendika liderinin de aynı nedenlerle tutuklanması artık olağan hale gelmiştir.

Çünkü sermayenin çıkarı için yapılan her eylem mubahtır, yasaldır. Yasal olan bir şeye “Bu vicdani değil” diyene hapis cezası vermek yasal olabilir; ama ahlaki midir?

Hakan Tosun ile Başaran Aksu’yu birleştiren, Esra Işık’ın tutuklanmasıdır. Ortada bir el vardır ama kimse o eli ifşa edemez. Çünkü “yanlış bilgi yaymak” suçlamasıyla başınıza bir şey gelebilir.

İşte Hakan Tosun.
İşte Başaran Aksu.
İşte Esra Işık.

Söze gerek var mı? Her şey gözümüzün önünde olmaya devam ediyor. Biz ise konforumuz içinde, olaylara tek gözümüzle bakmayı sürdürüyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.