Galata Gazete


24 Ağustos 2026 Pazartesi

Parası Olan Proje Yaptırır!

Parası Olan Proje Yaptırır!

Proje yapanları bir türlü anlamıyorum; çünkü proje, sonuçta para karşılığında iş yapmaktır. Para verenin amacına uygun, onun çıkarlarına dokunmayan her iş projenin bir parçası olur. Kısacası proje, para verenin düdüğünün çalmasıdır.

Eğer para veren, proje sonunda istediğini elde etmediğini; verilen paranın proje amacı dışında kullanıldığını ve bu nedenle farklı bir sonuç ortaya çıktığını düşünüyorsa, proje için verdiği parayı geri isteme hakkına sahiptir. Çünkü bunlar genellikle projenin başında açıkça belirtilir.

Şimdi projesini yapıp amaca uygun olmayan bir sonuç çıkaranların, kendilerinden para istendiğinde “Nasıl olur, neden para istenir?” diyerek itiraz etmeleri, aslında biraz işi saflığa vurmaktan başka bir şey değildir.

Bugün her ülkede proje üretenler var. Hatta iş yerlerinde projeler bir yarışmaya dönüştürülüyor; en verimli projeyi sunana iş veriliyor. Para veren, kendisine bir kazanç sağlamayacak işe neden para yatırsın?

Hayır kurumlarının bile parayla yatırım yaptıkları, cemaatlerin topladığı hayır paralarından anlaşılmıyor mu? Afrika’da “Açları doyuracağız” diyerek para toplayanların yaşamlarına bakın; lüks, şatafat ve oldukça görkemli merkezlerde iş yapıyorlar.

Bugüne kadar projelerde yönetici olmak istemedim; çünkü üretim özgürlüğümü yok edip daha ucuz emekle daha fazla verimlilik esasına göre çalışan şirketlere taşeronluk yapmadım. Ben projeye karşı olduğum için değil, üretimin amacını parayı verenin belirlediği bir çalışma biçimine karşı olduğum için girmedim böyle ilişkilerin içine…

Proje mantığı, taşeronlaşmanın farklı alanlara yayılmasını sağlayan araçlardan biri hâline gelebilir. Çünkü aynı işi şirketin kendi bünyesinde, kurumsal olarak yapmak verimliliği düşürecek, yani kâr marjını azaltacaktı. Sonuçta şirket açısından bunun avantajı, işi kendi bünyesinde sürekli bir yapı olarak tutmak yerine ihtiyaç duyduğu işi dışarıdan satın alabilmesi.

Proje, tam da burada devreye girer: Şirketin kendi bünyesinde yapmak istemediği ya da daha maliyetli bulduğu işi dışarıya, proje adı altında yaptırmasına olanak sağlar. Şirket, kendi bünyesinde sürekli çalışan bir ekip kurmak yerine belirli bir işi proje olarak satın aldığında, ücret, sosyal haklar, iş güvencesi, örgütlenme ve uzun vadeli istihdam gibi maliyetleri farklı biçimlerde dışsallaştırabiliyor. Bu nedenle “proje” yalnızca bir finansman yöntemi değil, emeğin parçalanmasının ve esnekleştirilmesinin araçlarından biri hâline geliyor.

Küresel sermayenin her ülkede doğrudan şirket kurmasına gerek kalmadan, kendi hedefleriyle uyumlu yerel aktörleri fonlayarak etkide bulunabilmesi de proje mantığının yaygınlaşmasını kolaylaştırdı. Küreselleşme, bir anlamda projelerin yolunu açtı; çünkü küresel yatırımın doğrudan yapılması yerine, her ülkede amaca uygun bir atmosferin oluşması için yerel güçlerin kullanılması mümkün hâle geldi.

Vakıflar aracılığıyla, şirketin o ülkede somut bir bürosu olmadan, şirketin çıkarlarına uygun çalışmalar yapacak bir anlamda taşeron kurumların oluşması sağlandı. Neoliberal ekonomik yapılanmanın ihtiyaçları, proje mantığının yaygınlaşmasını hızlandırdı. Proje, küreselleşmenin araçlarından biri hâline geldi.

Proje mantığı, şirketlerin risklerini en aza indirirken, merkezi ve sürekli örgütlenme yerine ağ tipi, geçici ve esnek bir örgütlenme biçimi sundu. İhtiyaç duyulduğu sürece para aktarıldı; hiçbir güvence ve gelecek vaadi olmadan, belirli bir süre içinde çalışmalar yürütüldü. Bu anlamda projeler, şirketlerin önüne geniş bir bulvar açtı.

Projeler sayesinde yerel olanın küresel olanla entegrasyonu sağlandı; ancak bu entegrasyon çoğu zaman yerel olanın küresel sermaye tarafından yağmalanmasından başka bir şey değildir.

Eskiden bir iş yapılırdı; şimdi o iş için proje hazırlanıyor.

Aradaki fark yalnızca isim farkı değil. İşin kendisi süreli hâle geliyor, finansmanı koşula bağlanıyor, sonucu ölçülüyor, performans kriterleri belirleniyor ve işi yapanlar sürekli aynı kurumun çalışanı olmaktan çıkıp proje süresince kiralanan emeğe dönüşebiliyor.

Parayı veren yalnızca projeyi finanse etmiyor; projenin sınırlarını, hedefini ve çoğu zaman sonucunu da belirliyor.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.